Futbol argosu
54 terim · Tüm sözlük
- Alt köşe
- Kalecinin en zor uzandığı direk dibine yerden şut.
- Arka arkaya iki gol
- Maçı değiştiren peş peşe iki gol.
- Ayağı titremek
- Kritik anda çözülüp üstünlüğü kaçırmak.
- Ayağı titreyenler
- Hep sonda çöken takıma yapılan alay.
- Bitirici
- Neredeyse her fırsatı gole çeviren forvet.
- Boş kaleye gol
- Sadece dokunmanın yettiği yakın mesafe golü.
- Boşluk
- Savunmada kimsenin tutmadığı alan.
- Deneyci hoca
- Kadroyu ve dizilişi sürekli değiştiren teknik direktör.
- Doksan
- Kalenin üst köşesi; gol atmanın en güzel yeri.
- Dünya golü
- İnanılmaz güzellikte bir gol.
- Fergie zamanı
- Ferguson’ın Manchester United’ının maç kazanmayı sevdiği uzatma dakikaları.
- Füze
- Uzaktan ağlara giden çok sert şut.
- Geçici kıpırdanma
- Düşüş sürmeden önceki kısa toparlanma.
- Gerçek taraftar
- Yağmur çamur demeden stadyuma giden kişiye övgü.
- Gergin dakikalar
- Sezonun ya da maçın gergin son anları; Ferguson’un ifadesi.
- Gol şöleni
- Çok gollü maç.
- Hayal kırıklığı
- Beklentiyi karşılamayan pahalı transfer.
- Here we go
- Gazeteci Fabrizio Romano’nun transferi doğrulayan sözü.
- Heykel
- Sahada neredeyse hiç hareket etmeyen oyuncu.
- Hız
- Oyuncunun sürati.
- İçeriden
- Transfer haberlerini herkesten önce bildiğini iddia eden kişi.
- İtiş kakış
- Gerçek kavgaya dönmeyen oyuncu arbedesi.
- Kaçmaz pozisyon
- Kaçırılması imkânsız fırsat — biri kaçırana kadar.
- Kadro dışı
- Maç kadrosuna bile alınmayan oyuncu.
- Kara sanatlar
- Kural sınırında hileler: provokasyon, simülasyon, zaman geçirme.
- Kelebek
- Kalecinin ya da savunmacının gole yol açan büyük hatası.
- Kelepir
- Ucuza alınıp parlayan oyuncu.
- Kovuldu
- Kötü sonuçlar sonrası teknik direktörün görevine son verilmesi.
- Maçın başında
- Maçın ilk dakikaları.
- Motor
- Maç boyunca koşan yorulmaz orta saha.
- Panik transfer
- Aceleyle, çoğu zaman pahalıya yapılan transfer.
- Profesyonel faul
- Hesaplı davranış: taktik faul, zaman geçirme.
- Pul köşesi
- Tam doksana yerleştirilen şut.
- Sabun eli
- Topu tutamayan kaleci.
- Saç kurutma makinesi
- Sir Alex Ferguson ile ünlenen, soyunma odasındaki sert fırça.
- Savurgan
- Çok pozisyon kaçıran takım.
- Sihirbaz
- Topla inanılmaz şeyler yapan yetenekli oyuncu.
- Sihirli sünger
- Islak süngerle «her şeyi iyileştiren» masöre yapılan şaka.
- Son dakika golü
- Maçın tam sonunda gelen gol.
- Sonda çöküş
- Sona doğru elden kaçırılan şampiyonluk ya da sonuç.
- Spursy
- İngiliz şakası: her şey galibiyeti gösterirken kaybetmenin yolunu bulmak.
- Taş kale
- Kalesi çantalarla yapılan sokak futbolu; saf nostalji.
- Taşlama
- Farklı kulüp taraftarları arasındaki dostça takılmalar.
- Top gibi şut
- Bir oyuncunun çok sert şutu.
- Top sektirme
- Topu yere düşürmeden sektirmek.
- Transferin son günü
- Transfer döneminin son günü ve iş telaşı.
- Tribüne
- Tehlikeyi uzaklaştırmak için topu olabildiğince uzağa tribüne göndermek.
- Trol
- İnternette taraftarları bilerek kışkırtan kişi.
- Uykulu beraberlik
- Pozisyonsuz golsüz maç.
- Uzaklaştırma
- Amaçsız uzun vuruş.
- Yedek kulübesinin demirbaşı
- Neredeyse hiç oynamayan oyuncu.
- Yeni hoca etkisi
- Teknik direktör değişikliğinden sonraki sonuç sıçraması.
- Yere oturtmak
- Savunmacıyı öyle geçmek ki eli boş kalır.
- Yüreklilik
- Baskı altında cesaret ve soğukkanlılık.
Ücretsiz oyna